Bu ne dingil hayat, bu ne manyak yaşam tarzı
Nihayet yolları gözlenen türban reddinin gerekçeli kararı bugün açıklığa kavuştu. Hukuk profesörleri kararı kaygı verici gibi nitelerken, ben gayet olağan ve doğal karşıladım. Şöyle ki, gerekçeli karar zaten davanın karara bağlandığı gün açıklanmıştı. Çok azımız bunun farkına vardık. Aslında hepimiz vardık ama işimize gelmedi. İşte gerekçeli karar, al da başına çal.
Elbette minareyi çalan kılıfını hazırlayacaktı. Verdiği karar doğrultusunda gerekçeyi de süsleyecek ve biz böyle abuk davalarla uğraşırken, NASA Mars’taki hayatı sorgulamaya devam edecekti. Siz hiç İstanbul’da bir NASA düşlediniz mi? Düşlemez olaydım!
Bir kere aklıma geldi. Dedim ki, İstanbul’da uzay araştırmaları üssü kursak ve son derece modern sistemlerle enerji dolu bir ekip çalışsa, acaba neler olur diye… Sonuç bana endişe verici gibi geldi. Birkaç ay sonra aşağıdaki gibi gazete başlıkları ile karşılaşmak pek mümkün gözüküyor:
- İstanbul NASA’da türbanlı hademe
- NASA’mızda mescit var
- NASA lâikliği tehdit ediyor
- CHP, NASA kaldırılmalı dedi
- NASA endişe veriyor
Her gün birkaç gazeteyi şöyle bir inceleyin, eminim başlıklara sizin de ekleyeceğiniz bir şeyler olacaktır. Neyse, fazla sabote etmeden konumuza dönelim.
Anayasa Mahkemesi’nin kararını hiçbir zaman doğru bulmadığımı önceden defalarca isyan etmiştim. Karar diyor ki, “Bireysel bir tercih ve özgürlük kullanımı olsa da kullanılan dinsel simgenin tüm öğrencilerin bulunmak zorunda olduğu dersliklerde veya laboratuvar ortamlarında, farklı yaşam tercihlerine, siyasal görüşlere veya inançlara sahip insanlar üzerinde bir baskı aracına dönüşmesi olasılığı bulunmaktadır”
Türk hukuku olasılıklar üzerine mi kuruludur? Ben bile biliyorum anayasanın belirli maddelerinde hâkimlerin neye göre karar verebileceklerini… Orada hiç “Hakimler olasılıklar üzerine karar verebilirler” diyen bir madde yok.
Arkadaş, bu işin başlangıçta böyle olacağı belliydi. Eminim Tayyip de bunu en az benim kadar tahmin ediyordu. Sonuç ne mi?
Kız doğmamalısın. Diyelim ki böyle bir hata yaptın, sinirsiz falan bir şeyler eklet! Başını örtersen sağ, örtmezsen soldasın. “Haydi Kızlar Okula” diyerek teşvik pompalanan ve üniversite kapılarından kızların döndürüldüğü bir ülkede yaşadığını asla unutmamalısın.
SANA SAPINA KADAR KATILIORUM MUSTAFACIM